Son Haberler

SALİHA GÖK: Ekonomi Neden Sabır İster?

 



Ekonomi çoğu zaman hızla düzelmesi beklenen bir alan gibi konuşulur. Oysa ekonomi, aceleye gelmeyen bir disiplindir. Bugün alınan kararların etkisi yarın değil, çoğu zaman aylar hatta yıllar sonra görülür. Bu yüzden sağlıklı ekonomi, hızlı tepkilerden çok istikrarlı adımlar ister.

Son dönemde Türkiye ekonomisi, hem küresel şartların hem de iç dinamiklerin baskısı altında ilerliyor. Enerji maliyetleri, küresel enflasyon, finansman koşulları gibi faktörler yalnızca Türkiye’nin değil, birçok ülkenin ortak sorunu. Ancak ülkeler arasındaki farkı yaratan, bu baskılar karşısında gösterilen soğukkanlılıktır.

Ekonomide güven, en az para kadar değerlidir. İnsanlar kazançlarının yarın ne olacağını kestirebildiklerinde, harcamalarını da yatırımlarını da daha sağlıklı yapar. Belirsizlik arttığında ise ekonomi yavaşlar; çünkü herkes beklemeye geçer. Bekleyen ekonomi ise üretmez.

Türkiye’nin temel gücü üretim kapasitesidir. Sanayi, tarım ve hizmet sektörleri doğru koşullarda hızlı toparlanabilecek potansiyele sahiptir. Ancak bu potansiyelin harekete geçmesi için kuralların net, kararların tutarlı olması gerekir. Ekonomide yön duygusu kaybolduğunda, en güçlü imkânlar bile atıl kalır.

Enflasyonla mücadele de yalnızca rakamsal hedeflerle değil, toplumsal güvenle yürütülür. İnsanların fiyatların düşeceğine inanmadığı bir ortamda, hiçbir politika tam karşılık bulamaz. Bu nedenle ekonomi yönetiminde en önemli unsur, inandırıcılıktır.

Ekonomik iyileşme bir maraton gibidir. Hızlı başlamak değil, tempoyu korumak önemlidir. Kısa vadeli rahatlama yerine uzun vadeli denge hedeflendiğinde, ekonomi sadece nefes almaz; güç kazanır.

Bugün ekonomiden beklenen mucize değil, istikrardır.
İstikrar geldiğinde, büyüme zaten yolunu bulur.

Hiç yorum yok